Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak anılan 7589 sayılı Kanun, 16 Temmuz 2026’da Meclis’te kabul edildi ve 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yirmi yedi maddelik metin, on üç ayrı kanunda değişiklik yapıyor.
Paketin adı “yargının etkin ve verimli işlemesi” üzerine kurulu. Pratikte ise birbirinden oldukça farklı alanlara dokunuyor: bir alacak davasının nasıl açılacağından yasal faiz oranının nasıl hesaplanacağına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından duruşmalar arasındaki süreye kadar.
Önce en çok sorulan soru: af var mı?
Hayır. Pakette genel af, özel af veya toplu infaz indirimi bulunmuyor. Bu, kanun metninde yer almayan bir beklenti.
Karışıklığın sebebi anlaşılabilir: yargı paketleri geçmişte zaman zaman infaz düzenlemeleri de içerdi. Ancak 7589 sayılı Kanun bir usul ve verimlilik düzenlemesi; infaz rejimine dokunmuyor.
Tek istisna, aşağıda anlatacağımız dolandırıcılık maddesindeki indirim — ki bu da af değil, belirli bir fiile özgü ceza indirimi.
Alacak davası açacaklar: belirsiz alacak davası ne oldu?
Paketin günlük hayatta en çok hissedilecek değişikliği bu.
Eskiden, alacağınızın tam miktarını baştan bilemediğiniz durumlarda belirsiz alacak davası açabiliyordunuz (HMK m.107). Özellikle işçilik alacaklarında — fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili gibi kalemlerde — yaygın bir yoldu, çünkü bu tutarlar çoğu zaman ancak bilirkişi incelemesinden sonra netleşiyordu.
Bu kurum tamamen kaldırıldı. Yerine, kısmi dava güçlendirildi. HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra şöyle:
“(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”
Sadeleştirirsek: artık dava açarken bir rakam söylemek gerekiyor. Sonra, tahkikat bitene kadar bu rakamı bir kez artırabiliyorsunuz. Artırdığınız kısım için zamanaşımı da davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılıyor — yani geç artırmak, aradaki sürede alacağın zamanaşımına uğraması riskini doğurmuyor.
Devam eden davalar etkilenmiyor. Geçici maddeye göre, 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükümlere göre görülmeye devam ediyor.
Bu değişikliği ayrıca ele aldığımız yazıya da bakabilirsiniz: belirsiz alacak davası kaldırıldı, şimdi ne olacak.
Yasal faiz oranı 2026’da kaç oldu, nasıl hesaplanıyor?
3095 sayılı Kanun’un birinci maddesi baştan yazıldı. Yasal faizin on yıllardır süren “sabit oran” mantığı sona erdi.
Yeni kural: yasal faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni.
31 Aralık 2025 itibarıyla reeskont oranı %38,75 olduğu için, yürürlükteki yasal faiz %31. Önceki oran %24’tü ve Haziran 2024’ten beri değişmemişti.
Bir ayrıntı daha var: 30 Haziran günü geçerli reeskont oranı, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa, yılın ikinci yarısında yeni oran uygulanıyor. Yani oran artık yılda iki kez değişebiliyor.
Faiz hesabı yapmanız gerekiyorsa icra faiz hesaplama aracımız bu değişikliği içeriyor; 31 Temmuz öncesi ve sonrasını otomatik olarak ayırıp her dönemi kendi oranıyla hesaplıyor.
HAGB kaldırıldı mı, ne değişti?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK m.231’in beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden yazıldı.
İki başlık öne çıkıyor:
Denetim süresinde yükümlülük ihlali. Mahkemeye yeni takdir yetkileri tanındı. İhlal hâlinde hüküm doğrudan açıklanmak zorunda değil; mahkeme cezanın yarısına kadarki kısmının infaz edilmemesine, cezanın ertelenmesine veya seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verebiliyor.
HAGB’nin uygulanamayacağı suçlar. İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB uygulanamıyor.
Hesabını kullandıranlara ceza indirimi geldi mi?
TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra, kamuoyunda “IBAN dolandırıcılığı” denen olgunun failden çok aracısına bakıyor. Hüküm hem dolandırıcılığı (m.157) hem nitelikli dolandırıcılığı (m.158) kapsıyor.
Suça katkısı yalnızca banka kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekten ibaret olan kişi için verilecek ceza yarı oranında indiriliyor.
Buradaki sınır önemli: indirim, kişinin fiile katkısının bu vermekle sınırlı kalması hâline özgü. Dolandırıcılık eyleminde başka bir rol üstlenildiğinde indirim gündeme gelmiyor.
Düzenlemenin geçmişe dönük iki sonucu da var. Hükmü verilmiş ama dosyası kanun yolu incelemesinde olanlar bakımından bozma kararı verilip dosya ilk derece mahkemesine gönderiliyor. Cezası infaz aşamasında olup hakkında etkin pişmanlık uygulanmamış olanlar ise, mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararını tamamen gidermeleri hâlinde TCK m.168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabiliyor.
Konunun ayrıntılı ve akademik incelemesi için TCK m.7 kapsamında uyarlama yargılaması ve TCK m.158/4 değişikliği başlıklı makalemize bakabilirsiniz.
Duruşma araları kaç ay oldu?
HMK m.147’ye göre duruşmalar arasındaki süre artık üç ayı aşamıyor.
Kural mutlak değil: bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini yazarak daha uzun süre verebiliyor. Ama varsayılan üç ay.
Uygulamada bir davanın duruşmaları arasında bir yıla yaklaşan aralıklar görülebiliyordu. Bu düzenlemenin hedefi tam olarak orası.
E-duruşma tarafında da bir gevşeme var: ıslak imza zorunluluğu hafifletildi. Bu madde 31 Ekim 2026’da yürürlüğe giriyor.
İdari yargıda tek hâkim sınırı kaç TL oldu?
İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülebilecek davaların parasal sınırı 486.000 TL’ye çıkarıldı. Bu sınırın altındaki iptal ve tam yargı davaları kurul yerine tek hâkimle karara bağlanıyor.
Ayrıca istinaf ve temyize ilişkin 2577 sayılı Kanun’un 45 ve 46. maddelerinde değişiklik yapıldı; bölge idare mahkemesinin yeniden verdiği kararlara temyiz yolu açılırken tek hâkimli davalarda temyiz kapatıldı.
Hangi madde ne zaman yürürlüğe girdi?
Devam eden davalarda ne oluyor?
Genel yaklaşım, yeni usul kurallarının kanunun yürürlüğünden sonraki işlemlere uygulanması yönünde. Paket bunu birkaç yerde açıkça düzenlemiş:
- Belirsiz alacak davaları: 31 Temmuz 2026’dan önce açılmışsa eski hükümlere göre devam ediyor.
- İdari yargıdaki istinaf/temyiz değişiklikleri: kanunun yürürlüğünden sonra verilen kararlara uygulanıyor; önceki kararlar eski kurallara tabi.
Yine de her dosyanın kendi aşaması belirleyici. Derdest bir dosyanız varsa, hangi kuralın uygulanacağını dosyanın bulunduğu safhaya göre değerlendirmek gerekir.
Kısaca ne değişti?
7589 sayılı Kanun bir “af paketi” değil, bir usul paketi. En çok hissedilecek üç başlık şunlar: alacak davası açarken artık somut bir rakam söylemek gerekiyor, yasal faiz sabit oran olmaktan çıkıp yıllık güncellenen bir formüle bağlandı, ve ceza yargılamasında HAGB yeni bir çerçeveye oturdu.
Bu yazı paketin genel çerçevesini veriyor. Belirsiz alacak davasının kaldırılmasının iş davalarında ne anlama geldiğini ayrı bir yazıda ele aldık.