Yapay Zekanın Hukuki Statüsü: Elektronik Kişi
İlgili çalışma alanı: KVKK ve Bilişim Hukuku
Yapay Zeka Nedir? Tanım, Temel Kavramlar ve Türleri
Yapay Zekanın Tanımı
Teknolojik gelişmeler; sanayi, endüstri, eğitim, sağlık ve birçok alanı doğrudan etkilemektedir. Bu kapsamda devletlerin hukuk düzenleri de bu teknolojik gelişmelere cevap vermek üzere çeşitli mevzuat çalışmalarında bulunmaktadır. Özellikle 20. yüzyılın ortalarından sonra büyük gelişme kaydeden yapay zekâ kavramının da hukuk düzenlerinde karşılık bulması önem arz etmektedir.
Bilgisayar biliminin bir alt dalı olarak kabul edilen "artificial intelligence" (AI) yapay zeka kavramı esasen, insanlar tarafından yapıldığında belirli bir zeka gerektiren işleri yapabilen makineler olarak tanımlanabilmektedir.[1] Yapay zeka kavramı ilk olarak Amerikalı bilgisayar bilimci John McCarthy tarafından ortaya atılmıştır.[2] Yapay zeka, bahsi geçen makinelerin insanlar tarafından yapılabilen satranç oynama, araba kullanma ve benzeri işlemleri yapmak için kullanılan bir şemsiye terim olarak gözükmektedir.[3]
Türk Dil Kurumu'na göre yapay zekâ "Bir bilgisayarın, bilgisayar kontrolündeki bir robotun veya programlanabilir bir aygıtın insana benzer biçimde algılama, öğrenme, fikir yürütme, karar verme, sorun çözme, iletişim kurma vb. işlevleri sergileyebilme yeteneği" olarak tanımlanmıştır. Bir başka tanıma göre ise "canlı bir organizmadan yararlanmadan, tamamen yapay araçlardan oluşan, insana özgü davranışlar ve hareketler göstererek makinelerin çalışma sistemiyle çalışan teknolojik bir özellik" olarak ifade edilebilmektedir.[4]
Temel Kavramlar
Algoritma
Türk Dil Kurumu'na göre "iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi" olarak tanımlanan algoritma kavramı yapay zekâ teknolojisinin temelini oluşturur. Algoritma, belirli mantık kuralları ile bir problemin çözümüne yönelen eylemin işleyiş biçimidir. Yapay zekâ teknolojisinin kullanımı sırasında makineler algoritma tasarımlarına uygun şekilde belirli veriler karşısında hangi eylemleri gerçekleştireceklerini bilerek sonuca ulaşmaktadır.
Makine Öğrenmesi (Yapay Öğrenme)
Makine öğrenmesi, yapay zekâ teknolojisine sahip makinelerin algoritmik tasarımları ile ulaştıkları sonuçlardan çıkarımlarına dair öğrenimini ifade eder. Yapay zekâda öğrenme, esasen veri işleme yoluyla kendisine sağlanan örneklerle otomatik olarak geliştirilen algoritmaların daha büyük veri setlerini kullanabilmesiyle gerçekleştirilmektedir. Bu yönteme makine öğrenmesi (machine learning) denilmektedir.[5]
Derin Öğrenme
Derin öğrenme, makine öğrenmesinin bir alt dalı olarak izah edilmektedir.[6] Makine öğrenmesini gerçekleştiren yapay zekâ modelinin oluşturduğu algoritmaları katmanlar halinde kullanabilmesi halinde derin öğrenmenin varlığı söz konusu olacaktır. Derin öğrenmeyi yapay zekanın insan gibi düşündüğü öğrenme olarak da kabul edebilmek mümkündür.[7]
Yapay Zeka Türlerinin Tasnifi
Tepki Veren Yapay Zeka (Reactive AI)
Bu yapay zeka türü esasen başlangıç ya da temel aşamadaki yapay zeka olarak kabul edilebilir. Zira söz konusu yapay zeka türünde tek bir uzmanlık alanı bulunmakta ve ilgili alanda çevreyi algılayıp tepki veren yapay zekadır. Deep Blue isimli satranç oynayan yapay zeka bu türün en iyi örneğidir.[8]
Sınırlı Hafızaya Sahip Yapay Zeka (Limited Memory Capacity AI)
Bir önceki tepki veren yapay zekadan farklı olarak bu tür yalnızca tepki vermekle kalmaz; geçmişte yer alan bilgilere ulaşabilir ve belirli bir hafızası bulunmaktadır. Apple telefonlarda yer alan Siri gibi dijital asistanlar bu türe örnek gösterilebilir.[9]
Zihin Kuramı / Teorisi (Theory of Mind)
Bu tür yapay zekada, yapay zeka sosyal etkileşimde bulunabilmektedir. İnsan düşüncesini veya psikolojisini anlayıp tepki verebilen bu yapay zeka modeline henüz tam olarak ulaşılamadığı ifade edilmekle birlikte, Sophia isimli robotun bu aşamaya en yakın örnek olduğu kabul edilmektedir.[10]
Kendinin Bilincinde Olan Yapay Zeka (Self-aware AI)
Yapay zekanın en son sürümü olarak tabir edilen bu modelde, yapay zeka kendinin farkındadır. Bu öz farkındalıkla birlikte bir bilince de sahiptir. Etrafındaki insanların duygularını anlamanın ve iletişim kurabilmenin yanı sıra onların duygularını öngörebilme yetisine de sahip olacağı ifade edilmektedir.[11]
Hukukta Kişilik Kavramı ve Yapay Zeka
Yapay Zekanın Hukuki Statüsü
Yapay zekâ, teknolojik gelişmelerle birlikte insan hayatını doğrudan etkilemeye başlamıştır. Bu nedenle sosyal düzen normlarının da yapay zekaya ilişkin olarak geliştirilmesi önem arz etmiştir. Günlük hayatta pek çok işlemde yapay zekaların kullanımının sıradanlaşması ile bu işlemlerden doğan sorumluluklarda yapay zekanın hukuken bulunduğu yer kritik önem kazanmıştır. Bu sorunu çözebilmek için öncelikle kişilik kavramının ele alınması gerekmektedir.
Türk Medeni Kanunu'na Göre Kişilik Kavramı
Kişilik hakkındaki klasik tartışma, John Chipman Gray'in Nature and Sources of the Law isimli eserinde yer almaktadır. Kişilikle birlikte bulunan haklar ve yükümlülüklerin neler olduğu, söz konusu varlığın yapısına göre değişiklik göstermektedir.[12]
Türk Medeni Kanunu'nda tanımlanan kişilik kavramına göre, kişi haklara ve borçlara sahip olabilen varlıklar olarak kabul edilmektedir.[13] TMK madde 8'e göre "Her insanın hak ehliyeti vardır. Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler."
Gerçek kişilik kavramının yanı sıra benzer şekilde belirli bir amaç uğruna bir araya gelmiş insan ve mal topluluklarına da kendilerine özgü bir kişilik türü olan tüzel kişilik tanınmıştır. Bizim de katıldığımız görüşe göre Türk hukukunda herhangi bir varlığın kişi olarak kabul edilebilmesi ve bu varlığa kişilik tanınması ancak yasa koyucunun iradesine bağlıdır.[14] Kişilik kavramı sosyal, politik ve ahlaki gerekçelerle tanınmaktadır.
Tüzel kişilik kavramı TMK md. 47'de düzenlenmiştir: "Başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar." Gerçek kişilik ile tüzel kişilik arasındaki temel fark, tüzel kişiliğin hukuk düzeni tarafından tanınan bir statü olmasına karşın gerçek kişiliğin doğal hukuk gereği ortaya çıkmasıdır.
Hukuki Kişiliğe İlişkin Unsurlar
Çevresel Etkileşim, Karmaşık Düşünme ve İletişim Kabiliyeti
Çevre ile etkileşim içinde olabilen şeylerin kişi olarak tanımlanabileceği kabul edilmektedir. Ancak bahsi geçen etkileşim sınırlı bir etkileşim olmamalı; anlamlı, çok yönlü ve gelişmiş olmalıdır.[15] Gerçekten de çevreden gelen etkilere karmaşık biçimde düşünülmüş cevaplar verilebilmelidir ki çevresel etkileşimden bahsedilebilsin.
Hayat Amacını ve Planlarını Gerçekleştirebilecek Nitelikte Kişisel Kabiliyet ve Bilinç Düzeyi
Hukuki kişiliğin varlığından bahsedilebilmesi adına bilinç varlığının aranmasının yeterli bir kriter olmadığı kabul edilmektedir; temel neden olarak ise bilim insanları tarafından bilince ilişkin net bir açıklama yapılamaması gösterilmektedir.[16] Bir görüşe göre bilincin doğası gereği yapay zekalı bir makinenin bilinç sahibi olmasının mümkün olmadığı savunulmuş; karşı görüşe göre ise doğru şekilde tasarlanmış bir yapay zekanın bilince sahip olabileceği kabul edilmektedir.[17]
Toplumda Yaşama Kabiliyeti
Kişiliğe sahip olan otonom bir şeyin toplum içerisinde, karşılıklı menfaatleri çatışan bireyler içerisinde, onların menfaatlerini gözetebilecek ve aynı zamanda kendi menfaatlerini de koruyabilecek yetiye sahip olması gerekir.[18] Bu kriterin varlığından bahsedebilmek adına ahlak kavramı da önem arz etmektedir.
Son olarak Amerikan hukuk sisteminde bir varlığa kişilik tayin edilip edilmediğine ilişkin aranan başlıca kriterler şöyle sıralanabilir: varlığa özel bir kanunla kişilik tanınıp tanımadığı, varlığa dava açma ehliyeti veya kendisine dava yöneltilmesine cevaz verilip verilmediği ve varlığın herhangi bir kanunda dolaylı olarak kapsam altına alınıp alınmadığı.[19]
Yapay Zekaya Kişilik Tanınmasına İlişkin Altı Görüş
Yapay zekaya sahip makinelerin hukuki kişiliğine ilişkin öğretide tartışmalar devam etmekle birlikte bu konuya ait altı farklı görüş bulunmaktadır: eşya, elektronik köle, yapay vekil, yapay insan, tüzel kişilik ve elektronik kişilik modelleri.
Eşya Görüşü
Yapay zekâlı makinelerin tasarımcıları veya üreticileri tarafından üretilmiş bir insan ürünü olması sebebiyle herhangi bir kişilik ihdas edilmesine gerek olmadığı ve eşya olarak addedilmesi gerektiği savunulmaktadır.[20] Bu görüşü savunanlara göre yapay zekanın sebep olduğu zararlara ilişkin bir sigorta sistemi kurulmalıdır.[21]
Genel anlamda eşya, cismani, kendi başına bir varlığı bulunan ve üzerinde hakimiyet kurulabilen şeyler olarak tanımlanmaktadır.[22] Ancak algoritmaları sayesinde kendisi öğrenebilen yapay zekâ makinelerinin üzerinde tam olarak bir hakimiyet kurmak mümkün değildir.
Elektronik Köle Görüşü
Roma hukukunda köleler esasen eşya statüsünde kabul edilmekte, kendi efendileri adına hukuki işlem yapabileceği ve ancak onun yetkisi kapsamında hareket edebileceği kabul edilmekteydi.[23] Bu görüşe göre yapay zeka, onu kullanan kimsenin bir uzantısı, kişiliğinin bir uzantısı olarak tasarlanabilir. Kişinin egemenliği altındaki bir uzantı aracılığıyla hak ve yüküm sahibi olması ve sorumlu olması düşünülebilir. Yapay zeka; ona belirli ve sınırlı bir malvarlığı (dijital peculium) tahsis edilerek, hukuk sahnesinde yerini alabilir.[24]
Yapay Vekil Modeli
Yapay zekalı makineler ile insanlar arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğunu kabul eden bu görüşe göre yapay zeka insanın bir vekili olarak hareket etmektedir.[25] Ancak yapay zekanın yetkisi dışına çıktığında TBK'nın yetkisiz temsile ilişkin hükümlerinin uygulanabilmesi için yapay zekaya bir kişilik tayin edilmesi gerekmekte; bu durum görüşün iç çelişkisini oluşturmaktadır.[26]
Yapay İnsan Modeli
Bu modelde yapay zekâ, tıpkı insanlarda olduğuna benzer şekilde tam ve sağ doğumla bir kişilik kazanabilecektir. Bu kapsamda insana ait olduğu kabul edilen bilinç sahibi olma, beş duyudan en az ikisinin varlığı, sosyal ilişkiler kurabilme yetisi, gerçek dünyanın ve yasal düzenlemelerin farkında olma ve ahlaki değerlerin bulunması gibi temel kriterlerin yapay zeka için de var olması gerekmektedir.[27]
Tüzel Kişilik Görüşü
Bu görüşe göre yapay zekaya sahip makinelerin hiçbir zaman gerçek kişi olamayacağı kabul edilerek hukuk politikası gereği kendilerine bir kişilik tanınması gerektiği savunulmaktadır. Otonomi özelliği olan yapay zekaya eşya statüsü verilmemesi gerekliliği bu görüşün temel gerekçelerinden birini oluşturmaktadır. Klasik anlamda tüzel kişilikten farklı olarak kişi veya malvarlığına ihtiyaç olmadan tanınması savunulan bu görüş ile yapay zekanın haklara sahip olması ve borçlara ehil olabilmesi hedeflenmektedir.
Elektronik Kişilik Görüşü
Avrupa Parlamentosu Hukuk İşleri Komisyonunun 27 Ocak 2017 tarihinde yayımladığı Robotikler Hakkında Medeni Hukuk Kuralları Tavsiye Raporu'nda yapay zekaya elektronik kişilik tanınması önerisinde bulunulmuştur. Bu tarife göre var olan tüzel kişilik ve gerçek kişilik hallerinden farklı, kendine has sui generis bir kişilik oluşturulmaktadır. Bu model hakkında detaylı açıklamalar bir sonraki bölümde yapılmaktadır.
Elektronik Kişilik ve Yapay Zekanın Kusursuz Sorumluluğu
Yapay Zekanın Elektronik Kişiliği
Yapay zekanın hukuki statüsüne ilişkin tartışmalar uzun süredir devam etmektedir. Bu tartışmalar kapsamında Avrupa Birliği tarafından 2017 yılında Avrupa Parlamentosu Hukuk İşleri Komisyonu Robotik Tavsiye Raporu yayımlanmıştır.
Söz konusu Rapor; ilk olarak yapay zekâya elektronik kişilik olarak adlandırılan bir kişilik vermeyi, sonrasında ise yapay zekânın verdiği zararlardan sorumluluğun kime ait olacağına ilişkin yeni bir kusursuz sorumluluk türünü öngörmektedir.[28]
Gerçek ve tüzel kişilik dışında elektronik kişilik kavramına ilk kez bu raporda yer verilmiştir.[29] Robotik Tavsiye Raporu'nda otonom özelliğe sahip olan yapay zekalara elektronik kişilik tanınması öngörülmüştür.[30] Bu kapsamda yapay zekaların sui generis yapısı da ortaya koyulmuştur; gerçek veya tüzel kişilik dışında yeni bir kişilik yaratılması yapay zekaların kendilerine has bir yapısı olduğunu gösterir niteliktedir.
Otonom yapay zekaların kendi kendilerine öğrenme ve karar alabilme yetilerinin bir sonucu olarak hukuki sorumluluklarının doğabileceği raporda öngörülmüştür. Elektronik kişilik kavramı ile yapay zekaya sahip varlıklar haklara ve borçlara ehil olabilecek, kendi fiillerinden sorumlu olabilecektir.
Raporda elektronik kişiliğin nasıl kazanılacağı da önerilmiş olup tüzel kişiliğin kazanılmasında olduğu gibi resmi bir sicile kaydedilmesi gerekmektedir.[31] Elektronik kişiliğe haiz yapay zekaya sahip makinelerin borçlarından doğan zararların giderilmesi için ise yapay zekâ varlıklara özgü kurulan bir fondan karşılanması gerektiği vurgulanmıştır.
Köken'e göre; yapay zekâlı varlıklar toplumsal ihtiyaçlar kapsamında ortaya çıktığı için, bu yönüyle tüzel kişilere benzerlik göstermektedir. Ancak bu varlıkların sui generis özelliği bulunduğundan, tüzel kişilik verilmesi isabetli değildir. Tüzel kişiler yalnızca soyut olarak var olmalarına karşın, yapay zekâlı varlıklar soyut (örneğin Google) veya somut (insana benzeyen bir robot) şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple en mantıklı çözüm yapay zekâlı varlıklara elektronik kişilik verilmesi olacaktır.[32]
Elektronik kişiliğe ilişkin söz konusu rapora binaen güçlü bir muhalefet de ortaya koyulmuştur. Buna göre muhalif görüşün savunucuları, elektronik kişilik tanınmasının yegane hedefinin yapay zekayı ortaya koyan üretici veya şirketlerin sorumluluğunun ortadan kaldırılması olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ancak gerek komisyon raporu gerekse daha sonraki tartışmalarda söz konusu sorumluluğun bir sigorta fonu ile giderilmesi öngörüldüğünden, elektronik kişilik kavramının menfi bir durum yaratmayacağının kabulü gerekmektedir. Söz konusu sigortanın üreticiler ve şirketler tarafından yaptırılması öngörülmektedir.
Avrupa Parlamentosu 2020 tarihinde 'elektronik kişilik' görüşünden uzaklaşmış; onun yerine yapay zeka kullanan işletmelerin sorumluluğuna ilişkin farklı kurallarla bezeli yeni bir sorumluluk ihdas edilmesi gerektiği doğrultusunda bir görüşe ulaşmıştır.[33]
Yapay Zekanın Kusursuz Sorumluluğu
Robotik Raporu; akıllı otonom robotların sebep olduğu zararların tazmini için yalnızca zarar ile yapay zekânın eylemi veya eylemsizliği arasındaki illiyet bağının ispatlanmasının sorumluluğun doğması için yeterli olduğu yeni bir tür kusursuz sorumluluk önerisi getirmektedir.[34]
Bu kusursuz sorumluluk halinin iki temel özelliği bulunmaktadır: Birincisi, teknolojinin gelişimi ile beraber ileri derecede zeki yapay zekâ türleri yaratıldığında teorik olarak yalnızca yapay zekânın kendisinin sorumlu olacağı bir duruma evrilebilme potansiyelini barındırmaktadır. İkinci olarak, yapay zekânın verdiği zararların tazmin edilebilmesi için özel bir tazminat fonu tarafından desteklenen zorunlu bir sigorta sisteminin kurulması gerekmektedir.
"Eğer yapay zekalar, doğru biçimde davranırlarsa ve bilişsel bilim, bu davranışları meydana getiren temel süreçlerin, insan zihninin süreçlerine benzediğini doğrular ise, yapay zekalara 'kişi' olarak muamele etmek için çok iyi bir nedenimiz olur."
— Lawrence B. Solum
Tüm bu anlatılanlardan yola çıkıldığında yapay zekanın hukuki statüsüne ilişkin görüşlerin kademeli bir şekilde yükseldiği görülmektedir; herhangi bir hak ve borç edinme durumu söz konusu olmadığı halde eşya görüşünden, kölelikten ticari temsilciliğe ve elektronik kişiliğe kadar tüm görüşlerde gelecekteki yapay zekanın muhtemel durumu nazara alındığında bir kişilik tanınması gerekli görülmektedir.
Kaynaklar ve Dipnotlar
Bölüm 1
- Başak Bak, s. 212
- Li, Deyi / Du, Yi, Artificial Intelligence with Uncertainty, New York 2007, s. 1.
- Başak Bak, s. 212
- Sucu, İpek / Ataman, Elif: "Dijital Evrenin Yeni Dünyası Olarak Yapay Zekâ", Yeni Medya Elektronik Dergisi, C.4, S.1, 2020, s.41.
- Gizem Özkan, s. 113
- Başak Bak, s. 213
- Medeni Usul Yapay Zeka, s. 548
- Yapay Zeka ve Haksız Fiil, s. 305
- Başak Bak, s. 214
- Özge Yenice, s. 36
- Haksız Fiil, s. 306
Bölüm 2
- Lawrence B. Solum, "Legal Personhood for Artificial Intelligences", North Carolina Law Review, Vol. 70, p. 1231, 1992.
- Mustafa Dural / Tufan Öğüz, Kişiler Hukuku, Filiz Kitabevi, 21. Bası, İstanbul 2020, s. 5.
- Rona Serozan, s.382-383.
- Seda Kara Kılıçarslan, s. 373
- Atilla Kasap, s. 512
- Zimmerman, s. 21; Philosophy of Mind of John Searle
- Seda Kara Kılıçarslan, s. 376
- Atilla Kasap, s. 524
Bölüm 3
- Kaynak Balta, s. 100; Alexandre, F. Maia: The Legal Status of Artificially Intelligent Robots, Tilburg University, 2017, s. 16.
- Ersoy, Çağlar: Robotlar, Yapay Zekâ ve Hukuk, On İki Levha, İstanbul 2019, s. 85.
- Oliver Kalin, Der Sachbegriff im schweizerischen ZGB, Zürich 2002, s.41
- Gizem Özkan, s. 118; Özcan Karadeniz, s. 129
- Söğütlü, Özlem: "Sözleşmesel Sorumluluk Bağlamında Kölenin Hukuki Statüsünden Yapay Zekanın Hukuki Statüsüne Bakış", Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C. XXXIX, S.2, 2023, s. 277-319
- Eren, Fikret: Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 5. Baskı, Yetkin, Ankara 2017, s.708-713.
- Gizem Özkan, s. 118
- Gizem Özkan, s. 118
Bölüm 4
- Başak Bak, s. 224
- Seda Kara Kılıçarslan, s. 380
- Avrupa Parlamentosu (Hukuk İşleri Komitesi, Raportör: Mady Delvaux), Robotik Üzerine Medeni Hukuk Kuralları Raporu, 2015/2103(INL), 27 Ocak 2017, para 59.
- Seda Kara Kılıçarslan, s. 380
- Enes Köken, "Yapay Zekânın Cezai Sorumluluğu", TAAD, Yıl:12, Sayı:47, Temmuz 2021.
- Söğütlü, s. 282
- Başak Bak, s. 225